Featured, Haftanın iyileri, Kültür, Sanat & Sergiler, Tarih

Kukla Sanatı

KUKLA
SANATI

İnsanların hikayeler anlatırken oynattığı, şarkılarla eğlendirdiği, mizahi öğelerle güldürürken düşündürdüğü oyuncak bebeklerdir kuklalar. Tahta, karton, bez, kumaş, pişmiş toprak gibi hafif maddelerden yapılan ve genelde iple ya da elle hareket ettirilen bu bebeklerle oynatılan oyuna kukla sanatı denir. Hepimizin ilk ve ortak mesleğidir aslında kuklacılık. Daha çocukken bebeklerimizi ya da çok sevdiğimiz pelüş oyuncağımızı konuşturup, herbirine karakter atfedip roller biçtiğimiz gibi kuklaların ve kuklacılığın tarih sahnesine çıkışı da benzer bir yolla olur.

 

Kuklacılığın tam olarak ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmemekle birlikte tıpkı gölge oyunu gibi Hindistan’da ve Çin’de doğup yaygınlaştığı düşünülmektedir. Temelinde insanı kontrol etme güdüsü yatan kuklacılık, doğduğu topraklardan Orta Asya’ya ve İran yolu ile Batı’ya geçmiştir. Eski Mısır’da inanç sistemine göre ölen insanlar eşyalarıyla birlikte gömülürlerdi. Bazı çocuk mezarlarında ağaçtan ve fildişinden yapılmış bebekler bulunmuştur. Yine Mısır kabartmalarında kukla oynatan figürler vardır. Kuklacılık tarihi, büyü ayinleri ve bir takım dini törenlerle paralel gelişir. Maskeli ve eklemli bebeklerin bu tür törenlerde oynatıldığına dair yazılı kaynaklar mevcuttur.

Milattan önce genellikle dini ritüellerde kullanılan kuklalar, sonraları göçlerin de etkisi ve farklı uygarlıkların kaynaşmasıyla hikaye anlatma ve eğlenme amacıyla da kullanılmaya başlanmıştır. Antik Yunanistan’da yapılan kazılarda bulunan, pişmiş topraktan yapılmış bebekler; bu coğrafyadaki ilk kukla örneklerinden sayılır. Aristo, eserlerinde kuklacılıktan bahsederken “İnsanın kuklaları kontrolü, insanın dünyayı kontrolüne benzer.” der. Bu bakış açısı daha sonra birçok Yunan düşünürünü kuklalarla insanları karşılaştırmaya sevk etmiştir.

Tiyatro oyunlarına düşkün olan Antik Yunanlılar, benzer biçimde kukla gösterilerine ilgi gösterirler. Hikaye anlatanlar ve kuklacılar, tiyatroya kıyasla daha düşük bütçelerle köyden köye dolaşıp sahneler kurarak temsiller yapmaya başlarlar. Yüzlerce kişinin rahatça görebilmesi için insan boyutlarında tasarlanan kuklaların mekanizmaları, zamanına göre oldukça sofistikedir. Bu gösterilerde genellikle dönemin ünlü filozofları, şairleri ve siyasi figürleri mizahi öğelerle ele alınır.

Milattan sonra ilk yüzyıllarda, Hristiyanlıkla ilgili öğretileri konu edinen kukla oyunları oynatılır. Ancak daha sonraları Hristiyanlığın sahne sanatlarına karşı olması ve şekil olarak büyücülüğe benzemesiyle kukla gösterileri tiyatrolarda yer bulamazlar. Daha küçük sahnelerde, şehirden şehire dolaşarak gösterilere devam edilir. Büyücülük olarak algılanmasını önlemek için kuklaların ipleri ve mekanizmaları halka gösterilerek oynanmaya başlanır.

Kuklacılığın Türkler arasında eskiden beri var olduğu Divanu Lügati’t Türk’te yer alır. Eserde, çocukların oynadığı “kudhurcuk” isimli yapma bebeklerden bahsedilir. Geleneksel Türk kukla oyunları çoğunlukla iki teknikle oynanır; ip ile oynatma ve el kuklası. Geleneğimizde el oyunları “kol korçak”, ipli oyunlar “çadır hayal” olarak adlandırılır. Kuklacılar ise kuklabaz, hayalbaz gibi isimlerle anılır. Orta Asya Türklerinde özellikle Özbeklerde çok zengin bir kukla geleneği bulunur. Osmanlılar döneminde kuklacılık yaygın ve çeşitlidir. Dönemin şenliklerini anlatan birçok kaynak metin ve minyatürde kuklacılığa rastlanır.

Kukla, 17. yüzyıl Avrupa’sında halkın gerçek düşüncelerini yansıtan kalıplaşmış bir tip olarak sahneye çıkar. İngiltere’de ‘Punch’, Rusya’da ‘Petruşka’, Almanya’da ‘Horswurst’, Fransa’da ‘Polichinelle’ adıyla anılmaya başlanır. İtalya’da da “Fantoccini” adında ipli kuklalar yapılır; bu kuklaların en ilgi çekici özelliği ise insan gibi hareket etmeleri, abartılı mimikleri ve selamlama şekilleriyle halkı güldürmeleridir. Aynı kuklalara Fransızlar “Marionette” derler.

Modern zamanlarda ise kuklalar, artık televizyon programlarıyla evlere girer. Şüphesiz en çok bilineni ve başarılı örneği Amerikalı kuklacı Jim Henson’un “Susam Sokağı” (Sesame Street) adlı televizyon dizisi için tasarladığı “muppet”lerdir. Böylelikle binlerce yıldır hayatın bir parçası olmaya devam eden kukla sanatı, cazibesinden ödün vermeden modern dünyada da yerini bulur.

PAYLAŞ

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

Lamborghini Speaker
Alışveris

Lamborghini Speaker

Lamborghini Speaker by iXOOST iXOOST, Lamborghini Aventador’dan esinlenerek Bluetooth’lu bu harika ses sistemini ortaya çıkardı. Karbonfiber dış kasadan yapılan hoparlörü…

DEVAMINI OKU