Gurme

Rixos Pera, Chapelle Restaurant

TARİHE AÇILAN KAPI
RIXOS PERA, CHAPELLE RESTAURANT
Yazı-Neval Altunbaş

Beyoğlu, Yunanca’dan gelen eski adıyla Pera (Πέρα) “karşı yaka”, “öte” anlamına geliyor. Surlarla çevrili eski İstanbul’dan Haliç’le ayrılan; tarihin tozlu sayfalarında Fransız, İngiliz, Hollanda, Venedik, Rusya, İsveç, İspanya, Prusya ve Napolili diplomatlara ev sahipliği yapan bu gizemli bölge hala sırlarla dolu. Rixos Pera da Beyoğlu’nun en güzel yerlerinden birinde bizi bu sırlara ortak olmaya davet ediyor.

Madem Pera’ya gidiyoruz, İstiklal Caddesi’nden geçmeden olmaz. Tünele doğru ilerlerken Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki sokağa giriyoruz. Sokağın bitiminden sola döndüğümüzde Rixos Pera’yı görüyoruz. Karşımıza çıkan ihtişamlı kapıdan içeri girdiğimizde Beyoğlu’nun karmaşasından zaman makinesiyle uzaklaşıyoruz. Pera’nın anlamı gibi adeta karşıya, öteye geçiyoruz. Giriş holünü her ayrıntıyı süzerek geçiyor, Chapelle Restaurant’a geliyoruz.

Restoran iki kısımdan oluşuyor: İlki, klasik stilde dekore edilen iç mekan. Yer karolarından sandalyelere kadar bir zamanlar “Küçük Avrupa” denilen Pera havasını solumanız için her detay düşülmüş.

İkinci kısım ise Saint Helena Kilisesi’nin arka bahçesi olan açık mekan. Restorana ismini veren kilise, 1582 yılında kurulmuş. Havanın kararmasıyla birlikte kilise vitrayından yansıyan rengarenk ışıklar, mekana benzersiz bir kimlik katıyor. Havanın güzel oluşundan istifade ederek dışarıda yemeye karar veriyoruz. Yemeklerimizi beklerken restoranın şefi Bayram Bey’le sohbet etme imkanımız oluyor. Dünyanın önde gelen İtalyan aşçılarından Umberto Cocini, San Marco, Chef Mario gibi aşçılar ile aynı mutfağı paylaşan şefimiz; 2013 yılından bu yana Rixos Pera Chapelle Restaurant’ta executive chef olarak görev yapıyor.

Menü oldukça zengin, her damak tadına uygun lezzetler var. Şefimizin tavsiyesi üzerine önden domates soslu deniz mahsulleri çorbası alıyoruz. Domates sosu eşliğindeki karides, kalamar, midye ve balık iştahımızı açıyor. Bu esnada mevsim yeşillikleri, taze enginar, avokado ve parmesan peyniri salatamız geliyor. Renk cümbüşü ve özel sunumu, masamıza ayrı bir güzellik katıyor. Ana yemek için deniz mahsullerinden devam ediyor, risotto di mare tercih ediyoruz. Bir de kırmızı et denemek için ızgara filetminyon istiyoruz. Risotto tam kıvamında pişmiş, ne fazla sulu ne kuru. Karides, istiridye ve kalamar taze. Filetminyon sulu, sosu kıvamlı. Her iki ana yemek tabağı, hem lezzetli hem özenle hazırlanmış. Perdeyi creme brulee ve tiramisu ile kapıyoruz. Tattığımız lezzetlerden gayet memnun kalıyor, şefimize özel teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Siz de otantik ve leziz bir deneyim için yolunuzu Rixos Pera’nın Emre Ergani imzası taşıyan Chapelle restoranına düşürebilir, sonrasında otel girişinde muhteşem Haliç manzarasına nazır birer kahve içebilirsiniz. Chapelle damağınızda hoş bir tat, zihninizde huzurlu bir iz bırakacak.

PAYLAŞ

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

Lamborghini Speaker
Alışveris

Lamborghini Speaker

Lamborghini Speaker by iXOOST iXOOST, Lamborghini Aventador’dan esinlenerek Bluetooth’lu bu harika ses sistemini ortaya çıkardı. Karbonfiber dış kasadan yapılan hoparlörü…

DEVAMINI OKU